carpediem
TuTQu PReNSeS
TuTQu Bitanesi
Başarı: 51
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 4.620
sevmeyi bilmediğim doğru...
|
KADINLARIMIZ,
GÖZLERİ SÜRMELİ,ELLERİ OJELİ,DUDAKLARI RUJ'LU,GÜL YANAKLARI
AL'LI DA OLSA BİZİM CEFAKAR,FEDAKAR,ÇİLEKEŞ,ONURLU,GURURLU
TUTTUĞUNU KOPARAN KADINLARIMIZ,
ANALARDIMIZ,AVRATLARIMIZ,TOPRAKLARIMIZ,TAPAKLARIMIZ BİZ ER-
KEKLERDEN YİĞİT,US'LU VE SOYLU KADINLARIMIZ,
1 Ekim 2007 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış resepsiyonunda Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın KADER başkanı Hülya Gülbahar'ın 'kota' talebine verdiği 'Kadın-erkek zaten eşitiz. Niye kota istiyorsun, sen de çalış, sen de ol. Kota var diye sen Raunda mı olmak istiyorsun? Buyur Raunda ol'(Ruanda bir anda Raunda olmuş,-yakışııırrr Salih'in notu) yanıtından sonra bizler Başbakan'ın ne demek istediği üzerine düşündük ve soruyoruz Türkiye kimin?
Türkiye'de kadınların, kadın örgütlerinin talebini dillendirenlerin ve aslında siyasal ve toplumsal alanda eşitlik isteyenlerin yaşaması mümkün olmayacak mı?
Biz kadın örgütleri bir açıklama bekliyoruz. Her alanda eşit temsil, katılım ve kota talep ederken, fiilen eşit olmak için çabalarken, kadın olarak kendimizi görünür kılmak için ter dökerken ve her gün kanımız akıtılırken sorularımızın cevaplarını ve taleplerimizi dile getirip liyakatimizi almaya hakkımız yok mu?
Bizler cinsiyet, cinsel yönelim ve medeni hal, dil, din, ırk farklılıkları sebebiyle ayrımcılık yapmayan bir anayasa talep ederken kadınlar için gerçek eşitlik sağlayacak özel düzenlemeler de istiyoruz. Ve bunu da hak ediyoruz.
Bu eşitliği sağlamanın öncelikli koşulu ülke değiştirmek mi? O halde;
Kota isteyenleri Ruanda'ya
Kürt kadınlarını Irak'a
Başörtülüleri İran'a
Eşcinselleri Hollanda'ya
Solcuları Küba'ya mı yollamak gerek?
Başbakan Recep Tayip Erdoğan kadın ve erkeklerin Türkiye'de zaten eşit olduğunu söylüyor. Evet, eşit olmalıyız ama bu eşitliği yaşamda hissetmiyoruz. Eşit olmak eşit ve adil koşullarda doğmakla başlar.
Bizim tablomuzda Bekâret kontrollerinde ve namus cinayetlerinde kadınların %100'ü zarar görmektedir.
Görülen o ki, Başbakan'ın da her gün baktığı manzarayı kendisine yorumlamak gerekmektedir. Kadınların ve erkeklerin zaten eşit olduğu durumda;
Parlamento'da kadınlar % 9 erkekler %91
Belediye başkanlıklarında kadınlar %0,56, erkekler %99,44
Yükseköğretimde kadınlar %42 erkekler %58
Çalışma yaşamında kadınlar %24 erkekler %76
Üst yönetim kademelerinde kadınlar %6 erkekler %94
Mülkiyette kadınlar %10 erkekler %90 temsil olanağına sahiptir. Başbakanın bahsettiği eşitlikle bizim kastettiğimiz arasında büyük bir uçurum bulunmaktadır.
Ülke gerçekleri bu kadar çıplak ve yakıcı iken, bu ülkede kadınların ve erkeklerin eğitime, siyasete, ekonomiye, tüm sosyal ve kültürel hayata eşit ulaşım ve katılım olanakları olduğunu söyleyebilir misiniz?
"Niye kota istiyorsun sen de çalış sen de ol" diyen başbakan kadınları da içine alan bir pencereden bakmalı, partisinin ve dolayısıyla hükümetin de bu pencereden bakmasını sağlayabilmelidir. Zira yıllardır kadınların dışlanmasını ve ezilmesini engellemek için neden pozitif ayrımcı düzenlemeler istediğimiz ve bundan asla vazgeçmeyeceğimiz anlaşılacaktır.
Yaşadığımız şiddetin onaylanmasına olanak tanınmasın artık...
|