Anton Szandor LaVey (1930-1997)
1966 Nisanı'nın son gününde harekete geçti. Dünyanın dört bir yanındaki cadıların "Walpurgisnacht"ı kutladığı o akşam kafasını kazıdı, kara cübbesini giydi ve Şeytan'a bağlılık yemini etti.
"Kara Papa" ünvanıyla "ikiyüzlülüğün temsilcisi" dinlere karşı savaş açtı. 29 Ekim
29 Ekim 1997 akşamı, 67 yaşında bir kalp krizi sonrası dünya değiştirene dek, yani 31 yıl boyunca, kurduğu Şeytan Kilisesi kanalıyla Satanist mücadelesini devam ettirdi.
LaVey'e göre önemli olan tanrı değil insandı. Şeytan'ı "İnsanoğlunu özgürleştiren isyan ruhu, reddin somut ifadesi ve uygarlığın ilerlemesini sağlayan gelişme güdüsü" olarak tanımlıyordu. Öğretisini üç kitabıyla açıkladı: "Satanik İncil," "Şeytan'ın Not Defteri" ve "Satanik Törenler."
Uzmanlar Anton LaVey öğretisini "eklektik" nitelemesiyle değerlendiriyor. Satanizm konusunda "önyargısız" değerlendirmeleri popüler bir yaklaşımla yeniden biçimlendirdiği ileri sürülmekte.
Büyük oranda 20. yy'ın en etkileyici "okült" şahsiyeti ALEİSTER CROWLEY'nin (1875 - 1947) izini taşıdığı savunuluyor.
Ünlü şair Y.B Yeats ve Drakula'nın yazarı Bram Stoker gibi LaVey de Crowley'nin deneyimlerinden, kitaplarından etkilenmiş. Ancak üstadının içinde yer aldığı Altın Şafak ve Ordo Templi Orientis gruplarından farklı olarak daha "masum" bir Satanist felsefe geliştirmiş. Çevresindeki canlılara gereksiz yere zarar vermeyi, acı çektirmeyi reddeden "ılımlı" bir Satanizm anlayışı. Gücünü kan ve ölüm yerine seksten alan "pop" Satanizm.
Dinlere, insanın hayvansal özünü reddeden ya da kısıtlayan kurallara karşı bireyin özgürlüğünü temsil ediyor. Dolayısıyla dinlere şiddetle muhalif. Kutsal kitaplardaki öğretilerin tam tersini uygulamanın insanlık için çıkar yol olduğunu savunuyor.
LaVey, insanı Nietzsche'yi çağrıştıran bir yaklaşımla "üstün varlık" olarak tanımlıyor:
"Sadece istediğimiz zaman, istediğimize karşı iyi davranmalıyız. Kimse bize hep iyi olmamız gerektiğini söyleyemez. Eğer biri seni hırpalıyorsa sen de onu ezip yok etmelisin" diyor bir eserinde.
Vasiyeti de gereksiz iyilik gösterilerine karşı bir duyuru: "Mezarıma, hayattaki tek pişmanlığım, yersiz yere iyi olduğum anlardır, yazın!"
Kilise tarafından her fırsatta topa tutulan LaVey'in bugün sadece Amerika'da 20 bin civarında müridi var.
Tarikatının İngiltere ve Almanya dahil olmak üzere birçok ülkede temsilcisi bulunuyor.
Dünyanın dörtbir yanındaki milyonlarca Satanist, LaVey tarikatının İnternet sayfaları kanalıyla birbiriyle sürekli bağlantı içinde. Amerikan Ordusu\'nun belgelerine bakılırsa, Şeytan Kilisesi hükümet tarafından resmen din olarak tanınıyor'
SATANİZME GÖRE ŞEYTAN:
- Şeytan yasaklayıcılığı değil, affediciliği temsil eder.
- Şeytan boş hayallerin değil, asıl gerçekliğin temsilcisidir.
- Şeytan ikiyüzlülüğü, hilekarlığı değil, bilgeliği temsil eder.
- Şeytan nankörler için boşuna harcanmış sevgiyi değil, hak edenlere gösterilen şefkati temsil eder.
- Şeytan kötülere karşı öbür yanağı dönmeyi değil, intikamı simgeler.
- Şeytan bazen insanı, bazen de hayvanı temsil eder. Bazen daha farklı bir yaratık olarak dört ayak üzerinde yürüdüğü farz edilir.
- Şeytan günah diye nitelendirilen fiziksel, akli ve duygusal zevklere neden olan tüm zevklerin simgesidir.
- Şeytan kilisenin şimdiye dek sahip olduğu en iyi arkadaşıdır.
- Şeytan barışçı değil savaşçıdır.
- Kötülüklere karşı suskun kalmak yerine, intikam almayı öngörür.
- Günah diye nitelendirilen, fiziksel, akli ve duygusal tüm zevklerin simgesidir
SATANİZMİN YAYILMA STRATEJİSİ:
1-SEMPATİZAN: Bu tür işlere ve eylemlere meraklı tipler zaten birer satanist adayıdır. Bunlar belirli bir şahısın etrafında toplanmaya başlarlar. Onun gibi giyinme, onun gibi konuşma, benzeri hareket ve tavırlar takınmaya başlarlar.
2-ADAYLIK: Satanist guruba takılan bir kişi onlarla birlikle hareket etmeye başladıktan sonra bu gurup içinde bulunan ve gurubu gözaltında bulunduran kişi, belirli kıvama gelen kişileri seçmeye ve onlarla ilgilenmeye başlar. Kendisi ile ilgilenildiğini anlayan kişi kendisini daha fazla önemsemeye başlar, eğitimci tabir edilen gurupla ilgilenen şahıs ilgilendiği kişilerin sosyal ve ekonomik durumları ile yapabileceği işlerin hangi derecede olduğunu anlamaya çalışır. Yani gruplarına katılmaya çalışan şahısları kendilerine bir kötülük amacıylamı yoksa bilerek ve isteyerek mi girdiğini sınamaya başlar.
4- KÖLELİK: Grup içerisindeki lider konumunda bulunan şahıs artık kurbanı etkisi altına almaya başlamıştır. Bu kişinin her dediği yapılır ve o örnek alınır,sözünden dışarı çıkılmaz, maddi ve manevi yönden gurup lideri beslenmeye başlanır. Örnek olarak bu şahıs sizi birisinin kötülüğünden koruyorsa sizde ona yemek söylersiniz veya hediye vermeye başlarsınız.
5- EĞİTİM: Şahıs yavaş yavaş Satanist olmaya başlamıştır, fakat bu hiçbir zaman karşı tarafa söylenmez, ilgilenen kişi kurbanın fiziki yapısına göre savaşçı, düşünce yapısına göre filozof, her iki özellik bir arada varsa yaylımcı kadroya dahil eder veya büyü ve ayin işlerine meraklı bir kişiliğe sahipse büyücü veya ayinci olarak yetiştirirler. Zeka ve kabiliyetlere göre tüm faaliyetlere katılıp eğitimci olunur.
6- EĞİTİM SÜRECİNİN TAMAMLANMASI: Vampirlikte denilebilir. Artık şahıslar güneş ışığından sıkılmaya, güneşe çıktığında vücudunun yandığını hissetmeye başlamıştır. Bundan böyle şahıslar kötülük yapma derecesini yükseltmeye başlarlar. Hoşlanmadığı veya kendisine zarar verebileceğini düşündüğü kişilerin enerjisini çekmeye çalışır. Kendisine gönderilen kötü enerjileri geri göndermeye ve karşı tarafa savaş açmaya başlanır. 16 ve 17. kademeye kadar bu eğitim ve kendini geliştirme çabaları bu şekilde devam eder. 32. derecede artık bir Cadı veya bir Vampir derecesine gelmiş şahıs gelebileceği en üst makamda bulunmaktadır. 33 ve en son derece olan Şeytanın Oğlu olabilme en nihai derecedir.
Bitti
