Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri
+ Chatlaq.Net Efsane Forum » TuTQu Forum Eğitim Öğretim » Türkiye ve TürkLük (Moderatör: demokrasi)
 Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri  (Okunma Sayısı 92 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : Nisan 01, 2007, 10:31:42 ÖS »
demokrasi
Moderator
TuTQu Süper Üye
*



Başarı: 46
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5.519

EY! TÜRK TİTRE VE ÖZÜNE DÖN


Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri

Irak Osmanlı ideresinde iken, üç vilayetten oluşmaktaydı.Basra ve Bağdat vilayetlerinin yanısıra, günümüze kadar sorunlarla dolu olan ve bugün Kuzey Irak olarak bilinen Musul vilayetinden meydana gelmekte idi.

Başta petrol olmak üzere bir sürü zenginliklere ve çok önemli jeostratejik bir konuma sahip olan Musul vilayeti, merkezi Musul olmak üzere Kerkük ve Süleymaniye sancaklarından oluşmakta idi.

Lozan Andlaşması’nda Musul vilayetinin Irak veya Türkiye içinde kalması meselesi çözüme bağlanmadığı için Cemiyeti Akvam yoluyla halledilmesine gidilmiş ve Musul vilayetinin tamamı Irak’a bağlanmıştır.Türkiye Hükümeti bu olayı, 5 Haziran 1926 tarihinde Irak Hükümeti ile yapmış olduğu Ankara Anlaşması’yla kabul etmiştir.

Lozan Anlaşması ve 1926 Ankara Anlaşması Türkmenler’le ilgili herhangi bir hüküm içermemektedir.Bu nedenle Türkmenler sıradan bır Irak vatandaşı muamelesi görmektedirler.Müzakereler sırasında, Türkmenlerin statüleri ve hakları ile ilgili Türk tarafının görüş ve önerileri de olmamıştır.

Irak bir mozaiktir. Bu mozaike dahil her etnik topluluğun kendine ait alt kimliklerinin bulunduğu bir gerçektir.Bu yüzden çözüm bütünlük arzetmelidir.Tercihen bir paket şeklinde olmalıdır.

Irak’lı yöneticiler ise bu gerçeği hiçbir zaman gözönünde bulundurmadılar.Toplulukları eritme ve asimile etme yolunu seçtiler.Tarihin en korkunç jenosit ve diskriminasyon suçlarını Irak yönetimleri işlemişlerdir.

İngilizler Irak’ı işgal ettiklerinde en sert muhalefeti Şiiler ve Türkmenlerden gördüler.Necef ve Kerbela’da Şii ulema, gidenin müslüman gelenin ise gayri müslim olduğu, İngilizler ile işbirliği yapmanın haram olduğu yönünde fetvalar yayınladılar.Fetvalar kısa sürede etkinliğini göstererek Haziran l920’de Irak’ta büyük bir isyan patlak verdi.İsyan genellikle Şii ve Türkmen bölgesinde odaklaştı ve bu iki kesim açıkça Osmanlı ve Türk taraftarı olduklarını belli ettiler.İsyanın önemli merkezlerinden Talafer, Türk sınırına yakın olmasından dolayı Ankara Hükümeti ile isyancılar teması sağlıyordu.Bu durum İngilizleri elbetteki rahatsız ediyordu.Irak’ı yönetemeyeceklerini anlayan İngilizler Iraklılardan oluşan bir hükümet kurma yoluna gittiler.11 Ekim l920 de ilk Irak Hükümeti kuruldu ve alelacele Mekke Şerifi Hüseyin’in oğlu Faysal Irak’a getirildi.23 Ağustos 1921 de taç giydirilerek Irak kralı ilan edildi.Yeni hükümet İngilizler’le, Irak aleyhine çok ağır şartlar içeren yirmi yıl süreli bir anlaşma imzaladı.Yeni Irak Devleti’nin temel politikası, 1920’de isyanın iki ana unsuru olan Türkmen ve Şiileri sistemin tamamen dışına itmek olmuştur.Bunda elbetteki Kerkük ve Musul ihtilafının da payı vardır.Bu politika günümüze kadar devam etmiştir.

Irak’ta ilk kurucu meclis 27 Mart 1924 de ilk toplantısını yapmıştır.Kurucu Meclisi iki önemli görev beklemekteydi.İlki Irak-İngiliz anlaşmasını onaylamak sonra da, ülkenin Anayasasını ve tabii ki seçim yasasını hazırlamaktı.Kurucu meclis hazırlanan anayasayı 10 Temmuz 1924 de kabul etti.Anayasa 21 Mart 1925 de kral tarafından tasdik edilerek yürürlüğe girdi.

1925 anayasası Irak’ın ilk anayasasıdır.Kırallık döneminin kabul edilen veya tadil edilen anayasalarında,Türkmenler ve diğer etnik gruplar veya milliyetlerle ilgili hiçbir hükme rastlanmamaktadır.1958 ihtilalinden sonra kabul edilen geçeci anayasanın üçüncü maddesi Kürt varlığını kabul ederken yine Türkmenlenden bahsetmemektedir.İsim verilmeden azınlıkların haklarının güvence altında olduğu yazılmaktadır.

Irak’ta Türkmenlerin varlığını kabul eden ve Türkmenlere bir takım haklar tanıyan iki önemli belge bulunmaktadır.Birincisini çok önemli olduğu için detaylı anlatacağız.İkincisi ise 24 Ocak 1970 tarihli Devrim Komuta Konseyi kararıdır.Türkmen vatandaşların Kültürel Hakları adı altındaki karar yedi maddeden oluşmaktadır.

İlk üç madde Türkmence eğitimle ilgilidir.İlkokullarda Türkmence eğitimi öngörmektedir.Geri kalan dört madde ise kültürel haklarla ilgilidir.Türkmen şair ve edebiyatçılar Birliği’nin kurulması, Kültür BakanlığındaTürkmen Kültür Müdürlüğü kurulması, Türkmence haftalık bir gazete ve aylık bir derginin çıkarılması öngörülmektedir.Türkmence eğitimi ile ilgili maddeler iki sene kısmen uygulandıktan sonra askıya alındı.Diğer dört madde ise kısmen de olsa günümüze kadar uygulanmaktadır.

İki önemli belgeden ikincisini kısaca anlattıktan sonra birinci önemli belgeden bahsetmek istiyoruz.

Belge; Irak Devleti’nin 1932 yılında Başbakan Nuri Said’in imzası ile yayınlanan bir deklerasyondur.Deklerasyonun başlığı ise :

IRAK KRALLIĞININ DEKLARASYONU

Irakta Manda Rejiminin Sona Ermesi Münasebeti ile ilgili Kanun

Bu belge Irak Devliti’nin resmi kuruluş bildirgesidir.Irak Milletler Cemiyetine üyelik müraacatına bu belgeyi eklemiştir.İçerdiği hükümlere sadık kalacağını taahhüt etmiştir.

Bu belgede Türkmenlerin varlığı ilk defa resmen kabul edilmektedir ve geniş haklar tanınmaktadır.Ne yazık ki Türkmenler ve Türk Dışişleri Bakanlığı son zamanlara kadar bu önemli belgenin varlığından dahi haberdar olmamışlardır.

Deklarasyon iki bölümden ibarettir.Birinci bölüm 10 maddeden oluşmaktadır.Bu bölüm azınlıkların hakları ve temel insan hak ve özgürlükleriyle ilgili taahütleri içermektedir.İkinci bölüm ise uluslararası anlaşmalar, devletlerarası ilişkiler, Irak’ın Milletler Cemiyeti’ne girişi, üyeliği ile ilgili ve benzer taahütlerdir.Birinci bölümde en önemli husus birinci maddedir.Madde şöyledir:

"Bu bölümde ifade edilen taahütler Irak’ın temel kanunları olarak kabul edilmiştir ve hiçbir kanun, tüzük ve resmi hareket bu maddelerle çelişemez veya bunlara karşı olamaz.

Hiçbir kanun, tüzük ve resmi hareket şimdi veya ileride bunların üstüne geçemez." Diğer maddelere nazaran bu madde çok önemlidir.

Deklarasyon din, vicdan ve ibadet özgürlüğünü güvence altına almakta, vatandaşlar arasında din, dil ve ırk ayrımı yapmamayı taahhüt etmektedir.Herkese kendi dilinde eğitim öğretim hakkı tanımaktadır.Irak vatandaşlarına diledikleri dilde özel görüşmeler yapabilme, dini ve her türlü basın yayın faaliyetinde bulunma hakkı ileayrıca azınlıklara vakıf, dernek ve araştırma enstitüleri kurma hakkı verilmektedir.Deklarasyon Türk dilini resmi dil olarak kabul etmektedir.Mahkemeler dahil, Türkmenlerin yaşadıkları yerleşim merkezlerinde devlet dairelerinde Arapça’nın yanında Türkçenin kullanılmasına müsaade etmektedir.Üçüncü maddenin beşinci fıkrası ise aynen şöyledir:

Arapça’nın Irak Hükümetinin resmi dili olması ve Irak Hükümetinin yaptığı özel düzenlemelere aykırı olmamak sureti ile, bu deklarasyonun 9.maddesinde ifade edilen Kürtçe ve Türkçe’nin kullanımı ile ilgili olarak ana dili resmi dilin dışında olan bütün Irak vatandaşlarına mahkemelerde kendi dillerini yazılı ve sözlü olarak kullanabilmelerine gerekli imkanı sağlar.

8.Maddenin birinci fıkrası ise şöyledir:

1-)Ana dili resmi lisan olmayan Irak vatandaşı insanların belli nisbette olduğu şehir ve ilçelerde eğitim düzeni içerisinde Irak Hükümeti, bu toplulukların çocuklarına ilkokullarda kendi dillerinde eğitim görebilmelerine imkan sağlar.Bu imkan sağlama Irak Hükümetinin mezkür okullarda Arapça’yı mecburi dil tutmasına mani teşkil etmez.Yine sekizinci maddenin ikinci fıkrası azınlıkların bütçeden ve fonlardan yararlanmalarını öngörmektedir.

Dokuzuncu maddenin 1.ve 2.fıkrası ise:

Birinci fıkranın ikinci bölümü:Bununla birlikte, nüfusun çoğunluğunun Türkmen ırkından olduğu Kerkük livasına bağlı Kifri ve Kerkük kazalarında, resmi dil Arapça ile birlikte Kürtçe veya Türkçe olacaktır.

2-)Irak mezkür kazalarda makul bir miktar istisnalar hariç olmak üzere devlet memurlarının her ihtimale karşılık yeterince Kürtçe veya Türkçe bileceklerini garanti eder.

10.madde ise deklarasyonda yer alan maddelerin Milletler Cemiyeti’nin garantisi altında olduğunu vurgulamaktadır.Cemiyet Konseyinin çoğunluğunun muvafakati olmadan hiçbir maddenin değiştirilmeyeceğini Irak yönetimi taahhüt etmektedir.Böylece resmi ve çok önemli belgede Türkmenlerin varlığı ve temel hakları kabul edilmiştir. Bugünkü Irak Yönetimi Türkmenleri asimile etmek ve bölgelerini Araplaştırmak için 1980’den sonra çeşitli yollara başvurmuştur.Açık yerlerde Türkçe konuşmayı yasaklamakla kalmamış, telefonda kendi ailesiyle konuşanları dahi cezalandırma yönüne gitmiştir.Yüzlerce Türkmen köy ve kasabası çeşitli bahanelerle yıkılmış, Türkmen halkı başka yerlere göçe zorlanmış, Irak güneyinde yüzbinlerce arap vatandaşının Türkmen bölgelerine yerleşmeleri için kendilerine karşılıksız primler verilmiş ve arazi dağıtılmıştır.

1-Bir çok yerleşim yerinin Türkçe olan adları Arapça ile değiştirilmiştir.

2-Devrim Komuta Konseyinin 29 Ocak 1976 tarihli ve 41 numaralı kararı ile Kerkük ilinin adı Al-Tamim olarak değiştirilmiş ve en büyük ilçesi olan Tuzhurmatu Saddamın doğum yeri olan Tikrit’e bağlanmıştır.

3-Yine aynı konseyin 11 Eylül 1989 tarihli ve 41 numaralı kararı 8 Nisan 1984 tarihinde 418 numaralı karar ile Kerkük’te Türkmenlerin gayrimenkul almaları yasaklanmıştır.

4-27.09.1984 tarihinde 1081 numaralı kararı ile Türkmenlerin arazileri istimlak edilerek güneyden getirilen Araplara dağıtılması sağlanmıştır.

5-20 Ekim 1981 de 1391 numaralı karar ile Türkmenlerin güney illerine tehcir edilmeleri kararlaştırılmıştır. Bu karar son aylarda Kerkük’te tekrar uygulanmaktadır.

Türkmenler, milli kimliklerinin yok edilmesi ve ülkedeki varlıklarına son verilmesi amacı ile Irak iktidarları tarafından çeşitli baskı ve asimilasyonlara maruz kalmaktadırlar.Binlerce Türkmen, bu iktidarların insanlık dışı uygulamalarının kurbanı olmuştur.Bir o kadarı da kayıp olup,"irade dışı kayıplar"listesinde yerlerini almışlardır.

Irak halkının genel ve Türkmenlerin de özel olarak nasiplerini aldıkları baskılara, ki bunların başında ifade özgürlüğünün olmaması, sorgusuz ve yargısız infazların yaygın olarak uygulanması, işkence ve idamlara ilaveten Türkmen azınlığa münhasıran bir takım baskılarda bulunulmaktadır.Bunlar başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere bütün uluslararası belge ve anlaşmalara aykırı olarak uygulanmaktadır. Türkmenlerle ilgili kararlar, bizzat ülkenin en üst yasama ve yürütme organı olan Devrim Komuta Konseyi tarafından alınmaktadır.

Ülkede Türkmen varlığını yok etmek için uygulanan yoğun Araplaştırma politikaları son zamanlarda etnik temizlik boyutuna varmıştır.Kerkük’ten uzaklaştırılan Türkmenlerin sayısı son bir yılda bin aileyi aşmıştır.Bunların yerine Araplar yerleştirilmektedir.Türkmenleri göç ettirmek ve yerlerine Arapları yerleştirme politikası çok eski bir politikadır ve Irak yönetimi tarafından yaklaşık yirmi seneden beri yürütülmektedir.Ancakgeçen yıldan itibaren bu uygulama iktidardaki Baas Partisi tarafından etnik temizlik boyutuna ulaştırılmıştır. Türkmen Siyasi Hareketi 1970 de büyük gelişme gösterdi.Bilinçlenme süreci bu dönemde hız kazandı.

Türkiye’ye tahsil için gelen öğrenci sayısında dikkat çekici bir artış gözlendi.Bunda elbetteki refah seviyesinin yükselmesinin büyük payı vardır.1970’lerin başında Türkiye’ye tahsil için gelen Türkmen öğrenci sayısı 10-15 iken bu sayı 1975’de 80’in üzerine çıkmıştır.1976 ve 1977 yıllarında ise sayısı katlanarak yükselmiştir.1978 yılında Irak Yönetimi, Türkiye’de öğrencilerin tahsil yapmasını ani bir kararla yasakladı.Türkmen öğrenciler, eski Sosyalist ülkelere tahsil için gitmeye teşvik edildi.1960 yılında kurulan Türkmen Kardeşlik Ocağı bir klüp hüvviyetinde faaliyet göstermekle birlikte Türkmen toplumunun kültürel ve sosyal ihtiyaçlarının yanısıra milli ihtiyaçlarını da karşıladı.1977’de başlayan Baas saldırganlığından nasibini alarak yöneticileri , önce görevden uzaklaştırıldı.1979 yılında tutuklandılar, 1980’de idam edildiler.İdamlar devam etti.İdamlara tepki olarak 1980 Kasımında Irak Milli Demokratik Türkmen Örgütü kuruldu.Örgüt, Irak Ulusal Demokratik Cephesine üye olarak katıldı.Örgüt l981 de Kuzey Irakta Sınat bölgesinde, 1982 de Navzang bölgesinde askeri karagah kurdu.Örgüt, Irak Türklerinin deklare edilmiş ilk siyasi organizasyonu ünvanını taşımaktadır.1983 de bir toplantıda biraraya gelen Irak’ın tüm kuruluşları,örgütün ısrarlı tutumu karşısında, ilk defa Türkmen haklarını kabul ederek sonuç bildirisine yazmışlardır.Siyasikönjüktürün değişmesi nedeniyle 1985 yılında örgüt faaliyetlerini dondurdu.1988 yılında Irak Milli Türkmen Partisi kuruldu.Parti, Bağdat rejiminin baskıcı, acımasız ve saldırgan politikalarını dikkate alarak kendini ancak Irak’ın Kuveyti işgal etmesinden sonra 1991 de deklare etti.Irak Milli Türkmen Partisi’nin deneyimli ve idealist yöneticilerinin çabaları neticesinde dünya, Türkmen varlığından haberdar oldu. IMTP yöneticileri, Riyad, Beyrut,Londra ve ABD’de yapılan toplantılara iştirak ettiler. ABD, İngiltere gibi Irak sorunu ile yakından alakalı ülkelerin başkentlerini ziyaret ederek görüşmelerde bulundular.Avrupa Parlamentosu gibi önemli mahfillerde Kürtlerle eşit temsil edilmeyi başardılar.Irak Milli Türkmen Partisi Kuzey Irak’ta Radyo-TV, matbaa,basın yayın kuruluşu ve en önemlisi Türkçe eğitim veren okullar açtı.Bunun yanı sıra silahlı kuvvet çekirdeği olacak üçyüzelli kişilik bir koruma birliği oluşturdu.Tüm bunlar çok kısıtlı bir bütçe ile gerçekleştirildi.Ancak bunun çok daha büyük bütçelerle gerçekleştirildiği sanılıyordu veya o şekilde lanse edilmeye çalışıldı.Yukarıda zikredilen faaliyetler neticesinde, Türkmenler açısından bölgenin stabil olması,Türkmen faaliyetlerinin yapılabileceği ortamın oluşması ve bunun pek çok kimseyi cesaretlendirmesi, siyasi arenada IMTP’nin tek kuruluş olarak kalmaması kaygıları gibi nedenlerle yeni parti ve kuruluşlar kuruldu.Türkmen parti ve kuruluşlarını tek çatı altında toplamak amacı ile Ekim 1994 de Irak Türkmen Cephesinin kurulduğu resmen ilan edildi.  4-7 Ekim l997 de Erbil’de 1.Türkmen Kurultayı toplanmıştır.Kurultaya Avrupa, ABD, Kanada ve Avustralya’da bulunan Türkmen Dernekleri’nin temsilcileri de katılmıştır.Kurultay, isimleri aşağıda yazılı Türkmenlerin ana kuruluşları tarafından tertip edilmiştir:

1-Irak Milli Türkmen Partisi
2-Türkmeneli Paneli
3-Türkmen Bağımsızlar Hareketi
4-Türkmen Kardeşlik Ocağı
5-Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı
6-Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği

Kurultay’da Türkmen Kurultayı’nın ve Türkmen Cephesi’nin Ana Tüzüğü kabul edildi. Otuz kişilik Türkmen Şurası seçildi.Türkmen Şurası,Türkmen Cephesi Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerini seçti.Kurultay, Türkmen toplumunun siyasi otoritesinin seçilme kurallarını da belirlemiş oldu.Halen Türkmen Cephesi’nin Başkanı ve Yürütme Kurulu üyeleri dört Türkmen kuruluşunun temsilcilerinden oluşmaktadır:

1-Irak Milli Türkmen Partisi
2-Türkmeneli Partisi
3-Türkmen Bağımsız Hareketi
4-Türkmen Kardeşlik Ocağı

Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı ulusal ve uluslararası alanda bir NGO olarak faaliyetlerini yürütmektedir.

Kürt yönetimi altında yaşayan Türkmenler bugünkü koşullarda kabul edilmesi imkansız baskılara maruz kalmaktadırlar.l991 yılı öncesinde Erbil’de çoğu devlet dairelerinde Türkmenler yönetici durumundaydı.Yönetici durumdaki Türkmenleri bu görevlerinden aldılar.KDP Türkmenleri kürtleştirmek ve Türkmen toplumunun siyasi hareketini pasifize etmek için eski komünist ülkelerde komünist partilerin metotlarını uygulamaktadır.Halen resmi görevde olan Türkmenler KDP saflarına katılmaya zorlanmaktadırlar.Türkmen partilere üye, sempatizan olanlar, hattaTürkmen olduğunu belli edenler çeşitli baskılara maruz kalmaktadırlar.İşlerine yasa, yönetmelik ve teamüllere aykırı bir şekilde son verilmektedir.Türkmen işadamlarının ticaret yapmaları engellenmektedir.Baskıların en şiddetlisi eğitim alanında görülmektedir.1992 yılında bölgede Arapça eğitim veren okulların tamamı kürtçeye dönüştürüldü.Türkmen aileler o tarihe kadar çocuklarının, ülkenin resmi dili olan Arapça’yı okumalarını tercih ediyorlardı.Türkmen velilerin talebi üzerine Irak Milli Türkmen Partisi’nin yaptığı girişimler Celal Talabani liderliğindekiKYB’nin aktif desteği ile olumlu sonuçlar verdi.Türkçe eğitim veren Erbil’de iki, Kifri’de bir ilkokul açıldı.Bu okullara rağbet hergün biraz daha artmıştır.Halen bölgede Türkçe eğitim veren17 okul vardır.KDP bu yıl ilkokullarda Türkçe eğitimi yasakladı ve öğretmenleri kürtçe öğretmeye zorlamaya başladı.Bu amaçla okulları sıkı kontrol altında tutarak denetlemektedir.

Kürtler, bu aşamada bağımsız devlet kurmayı düşünmemektedirler.Bunun gerçekçi olmayacağının idraki içerisindedirler.Bölge ülkeleri de bugürkü koşullarda böyle bir emrivakiye izin vermezler.Ayrıca böyle bir devletin altyapısı da hazır değildir.Kürt liderler de bunun bilincindedirler. İlk etapta hedeflenen, üç bölgeli federal bir devlettir.Alt yapı eksiklikleri ve devlet yönetimi deneyimi tamamlandıktan sonra bağımsızlık ilan edilecektir.Devlet; kurum ve kuruluşlardan oluşur.Yasama, yürütme, yargı, güvenlik, kolluk kuvvetleri gibi kurum ve kuruluşlar açısından bölge yönetimine baktığımızda resmen olmasa da fiilen bir devlet kurulmuştur.5 Mayıs 1991 de bölgede seçim yapıldı.Irak Milli Türkmen partisi, bu seçimler neticesinde bölgenin merkezi yönetimden kopacağı endişesi ile seçimleri boykot etti.Seçimlerin açıklanan nedeni idari boşluğu doldurmak ve vatandaşların gereksinmeleri olan hizmetleri yerine getirmek olmuştu.Ancak seçim sonrasında Kürdistan Parleamentosu kuruldu.Parlamento hükümeti kurdu ve sırası ile mahkemeler, temyiz mahkemeleri ve diğer kurumlar kuruldu.Bu gün ise vergi toplamaktadır.Polis, iç güvenlik teşkilatı, istihbarat teşkilatı ve en önemlisi 100.000.kişinin üzerindeki kürdistan ordusu kurulmuştur.Bu kuvvetler farklı üniformalar giymektedir.KDP l995 den beri gümrük gelirlerini tek başına toplamaktadır.Resmi olmayan ve tahminlere dayalı rakamların 50 milyon dolar civarında olduğu ifade edilmektedir.BMGK 986 sayılı kararı ile petrol satışından elde edilen gelirin %15 i bölge için tahsis edilmiştir.Bu gelirin bir kısmı alt yapı için harcanmaktadır.Bölgenin bugüne kadar çözülmeyen alt yapı sorunları çözülmektedir.Bu uygulama bölge yönetimi için önemli rahatlama sağlamıştır.Toplanan vergiler ve Habur Gümrüğünden elde edilen gelirlerhükümet giderleri için harcanmaktadır.Sözde Kürt Federe Devleti’nin alt yapısı hazırlanmaktadır.Sıkıntı yönetimin dağlık bölgede sıkışık kalması, ihtiyaç duyduğu düzlük verimli tarım arazilerini ve tabii petrolün Türkmenlerin çoğunlukta olduğu Kerkük-Tuzhurmatı bölgesinde olmasıdır.İlk fırsatta bu bölgeyi ele geçirmek için harekete geçeceklerdir.Bölgede kürtlerin, bu amaçlarını gerçekleştirmelerini engelleyecek hakiki bir güç bulunmamaktadır. 
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM ,
ZALİMİ ASLA SEVEMEM...
GELENİN KEYFİ İÇİN ,
GEÇMİŞE KALKIP SÖVEMEM..
BİRİ ECDADIMA SALDIRDI MI HATTA BOĞARIM..
BOĞAMAZSIN Kİ !!
HİÇ OLMAZSA YANIMDAN KOVARIM...


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Üye Ol or Giriş Yap
« Yanıtla #1 : Nisan 02, 2007, 02:32:55 ÖÖ »
kayra
Süper Moderator
TuTQu Gezgini
*



Başarı: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 569


Siyasi Konjonktürde Irak Türkmenleri

Ellerine sağLık...
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.12 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Sitemap
vBulletin Theme Design by TurkloRD
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.038 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu