Mahmut ile Doğa öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar.
Bir gün Doğa ve Mahmut, Mahmut un annesini yemeğe davet
ederler,Mahmut annesi akşam yemeği süresince Doğa'yı uzun uzun süzer
ve aslında Doğa'nın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu , acaba
aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin
mevcut olup, olmadığını merak eder.
Aklını okumuşçasına Mahmut annesine der ki: Ne düşündüğünü biliyorum
ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.
Akşam yemeğinden sonra Mahmut'un annesi evine döner.
Aradan bir iki gün sonra Doğa der ki: Mahmut,annen bize yemeğe
geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.
Mahmut yanıtlar: Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben
yine de kendisine bir mektup yazayım.Oturur ve yazar:
Anneciğim,Gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da
demiyorum.Fakatkonu şu ki: sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş
çorba kasesi kayıp. sevgiler oğlun Mahmut.
Bir hafta sonra Mahmut'un annesinden mektup gelir:
Sevgili oğlum: Doğa'yla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da
demiyorum. Fakat konu şuki: Doğa kendi yatağında yatıyor olsaydı,
gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Sevgiler annen
