CENNETTEKİLERİN HALİ
+ Chatlaq.Net Efsane Forum » TuTQu Forum Eğitim Öğretim » Dini Konular (Moderatör: demokrasi)
 CENNETTEKİLERİN HALİ

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: CENNETTEKİLERİN HALİ  (Okunma Sayısı 140 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : Ekim 27, 2007, 04:16:55 ÖS »
carpediem
TuTQu PReNSeS
TuTQu Bitanesi
*



Başarı: 51
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4.620

sevmeyi bilmediğim doğru...


WWW
CENNETTEKİLERİN HALİ



 

       İnsan süre­sinin onbirinci ayet-i kerimesinin tef­siri beyanındadır. Ayet-i kerimenin başında: "Allahu teala, kıyamet günü, hesabının şiddetinden ve Cehennemin kor­kusundan müminleri korur." Yani o dehşet verici günde Cehennemin bukağı ve zincirlerle kuvvetlice bağlı oldugu "Üzerinde ondokuz melek vardır" ayet-i kerimesinden anlaşıl­maktadır. Her meleğİn yanında yet­miş bin melek bulunduğu halde, itilerek Arasat meydanına getirilir. Ondokuz hazin melek  yardımcılan ile onu iterler. bazan sağında, bazan solunda ve bazan arkasında yürürler. Her meleğin elinde demirden gürzler vardır. Cehenneme bağırıp, onu yürü­türler. Cehennemin eşek anırması gibi, gayet çirkin ve korkunç sesi, koyu dumanı ve ehline gazabının şiddetin­den meydana gelen yüksek alevleri ve coşması vardır. İşte Cehennemi bu halde getirirler. Onu. Cennetle insanla­rın durduğu yer arasına koyarlar. Bu durumda Cehennem insanlara doğru bakıp, onlan yutmak için üzerlerine saldırıp, hücüm ettiğinde, hazinler, zincirler ve bukağılar ile onu zapteder­ler. İnsanlara ulaşamadığını görünce, şiddetle kaynar ve coşar ki, ayet-i keri­mede bildirildiği gibi; "Gayz ve gaza­bının çokluğundan, parça parça olmak derecesine gelir." Sonra yine türlü sesler ile bağırır. Cehennemi hu halde gördüklerinde, meydana gelen korkunç dehşetle, yürekleri boğa­zına gelip, gözleri kararıp, kendilerini şaşırırlar. Sonra Cehennem hüyük bir heybetle kükreyip, yüksek sesle bağı­rınca, bundan önce bildirildiği gibi hal­ler meydana gelir. Bundan sonra Cehennem gökteki yıldızların sayıısı kadar kıvılcımlar saçar. Her kıvılcım büyük bulut gibidir. Beyan olunan kıvılcımlar, insanların başlarına düşerler. İşte Allahu teala, sözünü tutan ve Hakkın azabından korkan müminleri bu Cehennem kıvılcımlarına ve azabına hedef olmaktan korur. Allahu teala tevhid ve iman ehlini ve Ehl-i sünneti o günün dehşetinden, korumaya yeter ve onlara fadl ve ihsanı ile rahmetini saçar, hesaplarını kolay eder. Onları Cennete sokup, son­suz olarak Cennette bulundurur.

KafirIer, müşrikler ve putlara tapanların, kötülük üzerine kötülüklerini, korku ustüne korkularını, azap üstüne azaplarını arttırıp, onları Cehenneme sokar ve devamlı orada bırakır.

           Ayet-i kerimenin sonunda: "Allahu teala onların yüzlerine parlaklık ve neşe, kalblerine sevinç ve surur ihsan eder" buyuruyor. İşte bu neşe ve sürür, kıyamette müminin, kabrinden çıktığı vakittir ki, o anda müminin karşısına yüzü güneş gibi nurlu ve güzel. tebessümlerle gülen, Üstünde beyaz örtüler ve başında taç olan bir insan gelir. O mümine yaklaşıp: "Ey Allahu tealanın veli kulu" deyip selam verir. O mümin de selamını alır. Sen kimsin, melekler­den bir melek misin? diye ona sorar. Hayır, melek değilim cevabını verir. Sen peygamberlerden bir peygamher misin? der. Hayır, ben peygamber de değilim cevabını verir. Sen mukarreb­lerden misin? der. Hayır, mukarrebler­den de değilim cevabını verir. Öyleyse kimsin der. Ben senin salih amelinim.­Seni Cehennem azabından korumak ve cennetle müjdelemek için geldim cevabını verir. Benden ne istersin? Deyince, o kimse, benim üzerime bin der. O mümin: SübhanAllah! Senin gibi bir kimse üzerine binmek bana uygun olmaz dediğinde: O kimse, evet sana, benim üstüme binmek yakışır. Zira ben dünyada, uzun zaman senin üstünde idim. Şimdi Allah için senin benim üzerime binmeni istiyorum der. O mümin. ona biner. O kimse o mümine: Asla korkma, ben seni Cennete ulaştırmak için yol göstericiyim dedi­ğinde, o mümin ferahlanır ve bu neşe yüzünden belli olup, yüzü nurlanır, parlar, kalbi de sürür ve sevinç ile dolar. İşte Allahu tealanın: "Allahu teala, onların yüzlerine parlaklık ve neşe, kalblerine sevinç ve sürur ihsan eder" mealindeki ayet-i kerimenin sırrına, kıyamet gününde müminin kavuşması böyle olur.

      Ama kafir olan kimse kabrinden çıkıp, önüne baktığı zaman, karşı­sında yüzü çirkin, gözleri gök. kendisi ve elbisesi zift ve katrandan siyah, diş­lerini yere süren, yere bastığında gök gürültüsü gibi gürleyen, kokusu leşten fena olan hir kimse görür. O kafir, o kimseye: sen kimsin, ey Allah’ın düş­manı? diyerek ondan kaçmak, uzak­laşmak istediğinde. o kimse ona: Ey Allahın düşmanı, bana yakın gel, ben senin, sen benimsin der. Kafir ona: eyvah! Sen şeytan mısın, ne çirkin ve fenasın kimsesin? diye sorar. Hayır ben şeytan değilim. ancak senin dünyada işlediğin kötü amelinim der. Kafir ona, benden ne istersin'? sorunca, sırtına binmek, yüklenmek isterim cevabını verir. Kafir ona, Allah için olsun beni bırak, sen beni insanlar arasında rezil ve rüsva edeceksin diye yalvannca, o çirkin kimse: "Allahü tealaya yemin ederim ki, ben bundan vazgeçemem, dediğim her şey olacaktır. Sen dün­yada uzun zaman hana bindin, ben de hugün sana bineceğim" deyip, hemen sırtına biner. En'am süresinin otuzbi­rinci Ayet-i kerimesinde bildirilen, mea­ln; "Günahları sırtlarına yüklenir" manası bunu gösteriyor. Sonra Allahu teala velilerini sevgili kullarını zikredip: "Allahu tealanın velilerinin karşılık ve mükafatı, dünyada çeşit çeşit belalara, emir­leri yapıp yasaklardan kaçmağa ve kadere teslime sabır ve taham­mülleri sebebiyle, Cennetin meyve ve ni'metleriyle ve Cenne­tin ipek ve atlas elbiselerini giymeleridir" buyuruyor.

Yine Allahu teala, İnsan süresinin on üçüncü Ayet-i kerimesinde mealen: "Onlar, Cennette sedir ve tahtlar üzerinde otururlar. Orada aslagüneş ve zemherir görmezler" buyurdu. Yani onlara güneşin sıcağı ve zemheririn (karakışın soğuğu) olmaz. Zira Cennette kış ve yaz yoktur. İnsan süresinin ondördüncü Ayet-i kerimesinde mealen: "Cennet ağaç­larının gölgeleri onlara yakın olup, meyveleri de (onların emrine amade olup, mü'minler, istedikleri şekilde onlardan ayakta, oturur veya yatar halde yerler" buyurdu. O meyvleri yemek istediklleri zaman, o ağaç ve meyveler kendilerine eğilerek yaklaşırlar, onlardan alırlar, sonra o ağaçlar yine doğrulup yerine giderler. İnsan süresinin onbeş ve onaltıncı Ayet-i kerimelerinde mealen: "Onla­rın Cennette, büyük ve küçük, gümüşten billur gibi içleri görü­nen kase ve testiler ile etrafla­rında dolaşan şakiler, diledikleri kadar onlara verirler" buyurdu. Onyedinci Ayet-i kerimede mealen: "Onlara Cennette, şevk verici zen­cefil ile karışık şarab sunulur" buyurdu. Onsekizinci ayet-i kerimede mealen; "Cennette bir pınar vardır ki, Cennet-i Adn'den çıkar, Cen­netin her tarafından geçer. Cen­netliklerin emrinde olduğundan nereye isterlerse, oraya gider" buyurdu. Ondokuzuncu ayet-i keri­mede mealen; "Gençlikleri gitmi­yen bir halde bulunup, ebedi helak olmıyan Cennet, Gılman ve Vil­danları etrafında dönerler. Hiz­metlerine devam ederler ki, sen onları gördüğün zaman, güzellik ve beyazlıkta inci, sayı bakımın­dan kalabalık olmalarından ötürü sayıları bilinmiyen, sedeften saçılmış inciler zannedersin" buyurdu. Yirminci ayet-i kerimede mealen; "Cennette hangi tarafa bakarsan, orada anlatılamıyan nimetler, büyük ve geniş mülk görürsün" buyurdu. "Işte bu geniş mülk, Cennet ehlinden bir kimse içindir. Onda bir köşkü, içinde de ayrıca yetmiş kasır vardır. O kasırların herbirinde inciden yet­miş oda vardır. Her odanın uzun­luğu ve eni birer fersahdır. O oda üzerinde, altından dört bin kapı vardır. Içinde inci ve yakutla süs­lenmiş serir ve seririn sağ ve solunda altından binlerce kürsi vardır. Kürsilerin ayakları kır­mızı yakuttandır. Serir üzerinde binlerce yatak ve yaygı vardır. Hepsinin rengi başkadır. O kimse sedir üzerinde otururken, beyaz ipekten yetmiş hulle giymektedir. Önünde zeberced ve rengarenk mücevherlerle süslü takye vardır. Her cevherin rengi başkadır. Başında altın taç vardır. Bu tacın yetmiş yüzü vardır. Her yüzünde öyle bir inci vardır ki, kıymeti, doğu ile batı arasındaki malın kıy­meti kadardır. Elinde üç bilezik vardır. Yanında binlerce hizmetçi vardır. Daima aynı haldedirier. Yaşları ilerlemez, ihtiyarlamaz­lar. Önüne kırmızı yakuttan bir sofra konur (ve önceki hadis-i şerif­lerde bildirilen yemek, su ve zevceler kendilerine takdim edilir.,"

Ali bin Ebi Talib'in (r.a. bildirdiği hadis-i şerifte, Resulullah (s.a. v.)buyurdu: "Eğer Cennetin cariye ve hizmetçierinden birisi, dünyaya çıkarılsa, insanlar onun için bir­birleri ile kavga ve savaş eder­lerdi. Hatta hepsi ölürlerdi. Eğer hur-i ayndan birinin saçları dün­yaya getirilseydi, onun nurundan, güneşin nuru ve ziyası elbette görünmez olurdu." Bir kimsenin Peygamber (s.a.v) efendimize Cen­nette hizmet edenle hizmet edilen ara­sındaki fark nasıldır? diye sorunca: "Nefsim yed-i kudretinde olan Allahu tealaya yemin ederim ki, hizmet edenle, hizmet edilen ara­sındaki fark, ondördüncü gece­deki ay ile, sönük bir yıldız arasındaki fark gibidir" buyurdu.

Peygamber efendimiz (s.a.v.) buyurdu ki: "Cennet ehli, serir ve tahtlar üzerinde huzur ve safa ile otururken, Allahu teala bir melek gönderir. O meleğin yanında, ayrı ayrı renkte çok ince ve latif yetmiş hulle vardır. Parmakları arasında görünmez gibidirler, Kendisi Allahu tealanın selamını ve rıza­sını bildirmeğe memurdur. Gelip o kimsenin köşk ve sarayının kapısında durup, kapıda durana: "Ben alemlerin Rabbinin tarafın­dan gönderilmişim. Allahu teala­nın sevgili kulunun yanına girmeme bana izin ver" dediğinde, kapıdaki kimse: "Ben, o veli kulun yanına gidip ona arzedemem, ancak seni burada hizmet edenler­den benden üstün bulunana bildiririm" der. Bu suretle her görevli kendisinin bir üsttekine başvurarak, yetmiş kapı ve şahıs­tan sonra, o kimseye haber ulaştı­rırlar: "Ey Allahın sevgili kulu. Alemlerin Rabbinin elçisi kapıda duruyor" dendiğinde, o meleğin girmesine izin verilir. Melek yanına girince: "Esselamü aleyke, ey Allahu tealanın veli kulu, izzet ve celal sahibi olan Rabbim sana selam söylüyor ve senden razıdır" diyerek, Allahü tealanın selamını ulaştırıp, Allahu tealanın ondan razı olduğunu beyan edince, o kimse, öyle bir sevinç ve sürura müstağrak olur ki, eğer Allahu teala, o kimsenin ölmeyeceğine hüküm vermemiş olsaydı, sevin­cinden elbette ölürdü." Yine Allahu teala yukarıda bildirilen ayet-i kerimede: "Cennette hangi tarafa bakarsan, orada anlatılmaz nimetler görürsün" ve "Allahu teala tarafından gönderilen melek de, onun yanına ancak izin ve müsa­ade ile girer. Büyük ve geniş mülkü görürsün" ayet-i kerimeleri bunu göstermektedir.

Aynı sürenin yirminci ayet-i keri­mesinde mealen; "Onların üzerin­deki elbiseler, yeşil sündüs ve istebraktır" buyuruldu. .Ayet-i keri­menin devamında; "Cennet ehli, kollarına gümüş bilezikler takarlar" buyuruluyor. Diğer bir ayet-i kerimede, bileziklerin üç türlü. gümüş, altın ve inciden olduğu beyan ediliyor. Sonra aynı sürede mealen buyuruldu ki: "Allahu teala, Cennet ehline, kötü düşünce ve yaramaz huylardan temizleyici şarab-ı tahur içirir." Bu şarab-ı tahurdan içmek şöyle olur: Cennetin kapısında bir ağaç vardır. Dibinden iki su çıkar. Bir kimse Sıratı geçip o iki suya doğru gidince, önce bir pınara vanr. Orada yıkanır. O zaman kokusu miskten güzel, boyu ise Adem aleyhisselamın boyu kadar yani otuz metre olur. Cen­nette bulunan erkek ve kadınlann yaşı, Isa aleyhisselamın yaşı kadar, yani otuzüç olur. Küçüklerin yaşı otuz­üçe yükselir, ihtiyar ve yaşlı olanların yaşı otuzüçe iner. Cennette bulunan erkek ve kadınlann güzelliği. Yakub aleyhisselamın oğlu Yusuf aleyhissela­mın güzelliği gibidir. Sonra diğer pınardan içip, kalbindeki kıskançlık, gam, gussa, hüzün ve keder gider. Allahü teala, o kimsenin içtiği bu su sebebi ile kalbini temizler. Cennette olanların dili, Muhammed aleyhissela­mın dili üzere Arabi olur. Sonra o pınardan Cennet kapısına vardıkla­rında, Cennet melekleri onlara; "Pak ve temiz oldunuz mu'?" derler. Hepsi birden: "Evet pak ve temiz olduk" derler. Cennet melekleri onlara; "Son­suz kalmak üzere Cennete giriniz" der­ler ve Cennette sonsuz kalacaklarını ve bir daha çıkmıyacaklarını, daha gir­meden kendilerine müjdelerler. Cennet kapısından giren kimsenin, dünyada iken amelini yazan Kiramen Katibin melekleri de yanında olup, ayrıca yan­larında, kırmızı yakuttan yaratılmış bir at bulunan bir melek de vardır. O atın dizginleri de kırmızı yakuttandır. O atın Üzerinde bir eyer vardır ki, önü ve arkası inci ve yakuttan, iki tarafı altın ve gümüştendir. O meleğin yanında, yetmiş kat hulle vardır. Bu hulleler Cennet kapısında o kimseye giydirir, başına taç koyar. O kimsenin beraberinde, sedef içindeki inci gibi binlerce hizmetçi vardır. O melek ken­disine: Ey Allahu tealanın veli kulu, bu ata bin, bu at senindir. Senin için buna benzer daha binekler vardır der. O kimse ata biner. O atın iki kanadı var­dır. Adımlarını, gözünün gördüğü yere basar. Yanında onbin hizmetçi ve dün­yada kendisiyle beraber olup amelini vazan Kiramen Katibin melekleri de beraber bulunduğu halde, onun üze­rinde seyrederek köşk ve saraylarına ulaşır. Orada iner, sonra Allahü teala: "Sizin için vasfeylediğim nimetler, güzel sevablardan ameli­nize karşılık ve mükafat olup, gayret ve ameliniz makbul oldu. Allahu teala size karşılık olarak Cenneti ihsan eyledi" buyurdu.
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

ßi$ey sOrmayIn! --> ßiLmiOrum!
Ciddi oLmayIn --> ßen güLüyorum...
GideLim Diyin! --> GeLiyorum!..
DaLga geÇeLim. --> ßayıLıyorum !..
Derdinmi var -->DinLiyorum ..
çOk mu zOr --> Ugra$MIyoruM
[/b]
« Yanıtla #1 : Ekim 28, 2007, 01:53:56 ÖS »
elaye amber
TuTQu Bilgini
*****



Başarı: 10
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1.971


CENNETTEKİLERİN HALİ

Allah razı olsun tatlım
Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Submit to Jeqq Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle
Logged

sewmiyor kendini,çünkü sewmez öyle herkesin sewdiği şeyleri..!
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Arsiv
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.12 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Sitemap
vBulletin Theme Design by TurkloRD
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.026 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu