TiYLia
Moderator
TuTQu Süper Üye
Başarı: 1267
Çevrimdışı
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 29.879
|
Sevmek ve sevilmek… Birbirinden farkli iki kavram gibi gözükse de ikisinin özünde de sevgi vardır. İkiside özveri ister, ikiside saygı ister, ikiside güç ister, ikiside hayata aynı çerçeveden bakabilmeyi ister, ikiside geçmişin gölgesini umurmasadan adım atabilmeyi ister… İşte bunları bir araya getirebilirseniz hem seversiniz hemde sevilirsiniz, bunlardan sadece birisi bile eksikse eger ya sadece seversiniz ya da sadece sevilirsiniz iki kavramıda bir arada yaşamaya maalesef şansınız olmaz. Hayatınızdaki kişi ruh ikiniz olsa bile şansınız yoktur, hayatınızdaki kişinin kalbinin sahibi olsanız bile şansınız yoktur. Ve ansınız bir yerde acı gerçek ile karşı karşıya kalıverirsiniz. İşte adam da böyle kalıverdi ansınız o gerçek ile… Yeni bir hayat sayfası açam adam için, hayat o kadar güzel ilerliyordu ki adam bile bundan huzursuz olmaya başlamıştı, alışık değildi çünkü adam böyle güzel ilerleyen bir hayata… Bir gün bir şeylerin ters gideceğini bekliyordu adam, hissedebiliyordu, biliyordu… Fakat Pekte umursamadı adam anı yaşayarak geleceği hayal ederek O’nunla birlikte mutluydu. Zaman gelip o büyünün yavaş yavaş bozulduğunu hissetmeye başlayana kadar. Zaman gelip O’nun gözlerinde bir zamanlar doldurduğu boşluğun yine orada olduğunu görene kadar… Bunları farkettiği zaman adam ne yapacağını bilemedi ilk zamanlar, ne olmuştuda bu büyü bozulmuştu, ne olmuştuda bir zamanlar doldurduğu o boşluk yine oradaydı bilmiyordu. Savaşmak istedi, bir zamanlar O’nunla yakaladıkları o birlikteliği tekrar yakalayabilmek için savaşmak istedi, zorladı, gücü tamamen tükenene kadar zorladı tekrar O’nunla birlikte yalakadığı o birlikteliği yakalayabilmek için… Ama ne yaparsa yapsın bir türlü olmuyordu an gelip gücü tamamen tükenene kadar… An gelip gerçekleri anlayana kadar… Adam sevmiş miydi, hemde anlatatılamayacak kadar çok. Seviyor muydu adam, O’nun adama söylediği son söz olan “Beni senin kadar sevebilecek birisi olduğuna inanmiyorum“u duyabilecek kadar çok… Ama sadece sevmek yetmiyordu, sevilmekte gerekiyordu… Anlatılmaz can acısının sebebide buydu işte. Sevmişti adam ama sevilmemişti, O’nunla birlikte yakaladıkları birlikteliği tekrar yakalayabilecek kadar sevilmemişti… Ve artik adam için şavaşmanın bir anlamı kalmamıştı çünkü bu şavası kazanabilmeye dair en ufak bir şanşı yoktu adamın. Hani demişya Birhan Keskin bir şiirinde
onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. titreme daha fazla kalbim. bağışla kendini artık onu da bırak gitsin. o senin en ezel gününden kaderin sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin.
Adam onu sevebileceginin en yucesiyle sevdi ve nasilsa bin kere daha sevecek…
Sevmek ve sevilmek dileğiyle…
|